A turnalar pür kanat, haber verin ne olur
Bir bahtı karalı mı, yaralı mı Türkistan
Lâleleri hazanda, gülleri açmaz derler
Acılarda, gamlarda, sıralı mı Türkistan
A turnalar söyleyin, canlar kin mi içinde
Kan mı çağlar gözlerde, vicdansız zalim Çin’de
Ebâbiller uçmaz mı, gecelerin üçünde
Bin bir yara içinde, pâreli mi Türkistan
A turnalar ezalar, kaderi mi Türklüğün
Duyarız ki toy bitmiş, Sincan’da olmaz düğün
Prangalar kollarda, azap olmuş her öğün
Hançer sırtı kıyımla, turalı mı Türkistan
A turnalar ayrıyız, Anadolu çok uzak
Öncül kuşlar geldiler, dediler ki var tuzak
Yedi yerden yarayı, çeker mi ki bu kızak
Yoksa baygın hâllerde, saralı mı Türkistan
A turnalar yol uzun, haber uzun yetişmez
Ural Altay çileli, kalpler kalplerde pişmez
Anladık ki orada, bâd-ı sabâlar esmez
Yiğit Osman Baturca, naralı mı Türkistan
A turnalar el tutun, kadim dosta can serin
Bahçesinde, bağında, yediveren gül derin
Toprağına, taşına, gök mavisi su verin
İşkencede, zulümde, zaralı mı Türkistan
A turnalar zindanlar, temerküzler mezar mı?
Zindanlarda vahşeti, tarih bir gün yazar mı?
Yasak yasak üstüne, bu yasaklar uzar mı?
Öz yurdunda çaresiz, karalı mı Türkistan
A turnalar göç vakti, kanat vurun tez gelin
Urumçi ’nin başında, uçun uçun hep yelin
Kadim kardeş yurdunda, hâli nedir ayalin
Ak sînesi ateşli, çıralı mı Türkistan
A turnalar ey medet, çare nedir söyleyin
Kardeş kılın Türklüğü, tüm Asya’da soylayın
Turan eller türküsün, bir ağızdan söyleyin
Kasırgalar kastında, hâreli mi Türkistan
A turnalar özgürlük, Türk bahtına ırak mı?
Anaların gözleri, toprak gibi kurak mı?
Kızılların kampları, güneş görmez durak mı?
Haydi kuşlar söyleyin, çareli mi Türkistan
A turnalar ne oldu, geç kaldınız yol mu dar
Gökyolunda fırtına; bora, tipi var mı kar
Duyarız ki ateş var, her ocakta yangın var
Feryat figan içinde, ıralı mı Türkistan
A turnalar umarlı, güzel haber getirin
Türk kokulu sevgiyle, acımızı bitirin
Geç kalmayın yollarda, muştuları yetirin
Yaralarla kan kısrak, bereli mi Türkistan
Celalettin Kurt