“Dağlar otağımdır” sözünü, babası gibi “şiar” edinmişti. İçindeki “alev” hiç sönmüyor aksine, “kor” oluşuyordu. Rüyasında, “dağın doruğunda” nutuk atıyorum, diyordu.
Bir yaz günü, anasına not bırakarak, evden çıktı. Notunda; “babamın tırmandığı yerden başlıyorum,” yazıyordu. Yıllar önce, babasının yaptığı gibi, o da dağın yolunu tutmuştu. Doruğa varmadan, karlı kayalar arasında, aylar sonra cansız bedeni bulunmuştu. Kartal yavrusunun yuvadan düşmesi gibi, bir yerlerde kalmıştı.
Ana yüreği bu habere dayanabilir miydi? Eli ayağı karıştı. Okul tatildi. İlce yöneticilerine haber verdi. İlçede yetkililer, “gereğini yapacağız,” dediler.
Yükseklerin iyi ve kötülüğü de gözler önündeydi. Yüksekler göründüğü gibi değildi. Onun için, tırmanacağım demekle olmazdı. Dağların korkunç yüzü her zaman vardı. Akıllı olup tepeleri, güvence altına alman gerekir. Sonra neden olabileceğin, felakete dağlar bile dayanamaz.
Çocuk olmakla söz dinlemek gerekir. Çünkü ok yaydan bir defa çıkar.
Geçmişin hatalarını tekrarlamanın ne alemi vardı. Hayat o kadar ucuz muydu? Pişmanlık duyacağın bir olayı, öğrenmeden yapmanın, gereği var mıydı?
Hayatın yükünü erken yaşta sırtladın. Bu durumda ailene cevap vermen gerekirken, dağın yüksekliği düşüncen, duygusallıktan öteye geçemez. Seninkisi, “balığın suya kızıp karaya sıçraması,” gibi bir şey.
Hatalarını peşinden sürüklersen, şahsiyetinden kaybedersin. Bu kayıplar farklılığa evrilmene neden olur. Sonuçta evrilme seni düşünemeyeceğin, girdaplara iter.
Yeni fikirlere açık olmalısın, açık olmak yeni düşünceleri kabul etmen anlamına gelmez. Zamanını iyi değerlendirirsen, ailece aydınlık yarınlara ulaşırsın. Sormadan yapacağın bir eylem, göz yaşıyla bitebilir.
Eğitimini tamamlayıp yarınların teminatı olan belgeleri almalısın. Bu konuda gurur verici tablolar ortaya koymalısın. Kabiliyetin doğruları gözetmekle gerçekleşir. Dostça davranmayanların sözünü kulak ardı etme; ama o sözleri sakıncalı sınıfına dahil etmelisin.
Dağ düşüncen güçlenirken, okumakla ilgili isteğin, zayıflamasın. Sana kapı kapanmaz ama açarken de ailene sormalıydın. Olayın, çektiğin korkuya değmediğini iyi anlıyorsun. Açlıktan düşünemez hale geldiğinde, ailenin kıymetini fark ediyorsun.
Cesaretli olmak tutkuya bağlı değildir. Başarı öğrenmeden sonra gelir. Bu dağ için de geçerlidir. Ayağın kaydımı belindeki ip çok işe yaramaz. Şunu demek istiyorum, karşılıklı anlaşmadan hiçbir şey olmaz. Kıtlıkta kalmış ayı gibi gördüğüne saldırmayacaksın.
Kalbinin sevgisi, yüzlerce kalbe sermaye olmalıdır.
Hasan TANRIVERDİ