Emekli müdür, doğada sevgi üzerine yaşamak ve iyilikten yana davranışları arzularım, diyordu.
Bu düşünceden olmak üzere, günlük notlarında, monologları önemli yer tutardı. Kendi kendine nutuk atardı. Karşısına; bir yakınını veya yanlışa sürüklenmiş bir kişiyi alır ve ona, doğru yaşam yollarını anlatırdı. Böylece bir fikrin peşine, köle gibi koşanları, topluma, kazandırmaya çalışırdı. Para adına toprağını bırakıp yabancı ülkelere gidenlere de söylemediğini bırakmazdı.
Ayrımcılıktan nemalanlara karşı “ahlak ölçüsünde hareket edin,” çağrısı yapar. Doğru ve dürüst davrananlarla, görüp geçirdiklerini, dile getirirlerdi.
Yaşam enerjisini yanlış yolda tüketip yorgun düşenlerin farkındaydı. Bunlara hayatın, engelleri hatırlatır ve aşılması için yol gösterirdi. Aksi halde, olayı görüp geçirenler, engellerin aşılmasında büyük emek harcarlardı.
Her şeye rağmen, yıllar hoş geçmişti. Çünkü kalp, iyiliğe meyledip aksi yöne dönmezdi. Onun için, yılların önümüze koyduğu etkenleri, rahatlıkla atlatırdık. Yaşananların yaşayana örnek olması gerekirdi.
Beden ve ruh birlikteliği, yaşayanın gözünde caziptir ve de cazibesi eksilmez. Yaşam için önümüze böyle günlerin gelmesi önemlidir. Çocukların gamsız koşup oynamasına bakar mısınız? Yaşadıkları sevecen günleri onlara her zaman bahşetmeliyiz. Yaşamı kuranlar, neşelerinden bir şey kaybetmez. Onun için, dünyanın geleceği “sömürü düzeni” değildir. Bu düzen yıkılmaya mahkumdur.
Zamanı bir şekilde, kendine göre yorumlamak, abesle iştigaldir. Kendini üstün görenler bilmelidir ki, Allah’ın da bir planı vardır. Bu hislerle, yaşantısını iyilikler üzerine kuranlar, yaşlılığında da mutlu ve sağlıklı olacaktır.
Mutlu ve güzel günlerde yaşamaya, çok şey borçluyuz.
Hasan TANRIVERDİ