495 Memleketimden İnsan Manzaraları
EĞİTİM BOZUKSA BİR ÜLKEDE
Haftalık söyleşilerimi okuyup görüşlerini iletme lütfunda bulunan değerli dostlar, güzel konulara parmak basıyorlar hep. En önemlisi de düşündürüyorlar beni mutlaka. Nasıl olur da yürekten teşekkür etmem onlara!
Ve işte o seçkinlerden biri de “GÜNCEL SANAT-Kültür ve Edebiyat Dergisi”ni (1) 16 yıldır yaşatıp geliştiren ‘Baygenç Yayıncılık adına Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Arslan Bayır…
Sayın Bayır yalnızca yayıncı ve yayın yönetmeni değil, aynı zamanda:
*Muhtaç Olduğun Kudret Atatürk
*Türkçem Seni Kim Kurtaracak?
*Çocuk Artı Çiçek
*Toros Çocuk Masalları
*Etobur Öyküler
gibi birçok eseri olan eğitimci bir yazar… İşte bu değerli yazardan gelen bir ileti:
“Hüseyin Bey;
Bu haftaki yazınızı şimdi okuma olanağını buldum. Dikkatli ve önemli konulara değinmişsiniz. Bu kez de dergimizin değerli yazarlarından Esat Yavuztürk ile Fazilet Özkan Por’un görüşlerine yer vermişsiniz. Esat Bey düşüncesini açıkça yazdıktan sonra, “Kısa Bir Not” deyip şu dileğini de yazma gereği duymuş:
“Gönül ister ki, bu yazıyı tüm öğretmenler okusun. Hiç değilse bir dergide yayımlansa da okuyanlar ders alsalar!”
Arslan Bayır’a göre çok güzel bir dilekmiş bu ama ne yazık ki gerçekleşme olanağı yokmuş. Niçin diye merak ediyorsanız, dergi yönetmenimiz versin; bu sorunun yanıtını:
“Bulunduğum kentte 4350 öğretmen var. Ne yazık ki 16 yıldır bin bir güçlükle çıkardığım Güncel Sanat dergisine abone olan öğretmen sayısı yalnızca 4… Evet, yanlış okumuyorsunuz; dört…
Sanmayın ki, diğer kentlerde durum farklı…
Kim ders alacak?
Okey sevdasındaki öğretmenler mi?”
Acı bir gerçeği ortaya koyması bakımından çok önemli, kendisi de öğretmen olan bu yazarın iletisi. 20 yıl öğretmen olarak çalıştıktan sonra 1981’ide istifa ederek ayrıldım; çok sevdiğim mesleğimden. Dolayısıyla 44 yıldır uzaktayım; okullardan, öğrenci ve öğretmenlerden.
Haftalık söyleşilerimi okuyan eğitimci dostlarım;
“Senin bildiğin o eski öğretmenler de yok, dolayısıyla o eski öğrenciler de… Doğru dürüst öğretmen yetiştiren okul kalmadı çünkü. Ve her geçen gün biraz daha bozuluyor kalite.”
Dahası, genellikle:
“Sizin zamanınızdaki öğretmen duruş, giyiniş, konuşma, nezaket ve bilgisiyle saygı uyandırırdı; çevresindekilere. Şimdikilerin çoğunda bilgi de yok; okula, derse, öğrencilere ve mesleğine karşı sevgi ve ilgi de…” diyorlardı da abarttıklarını sanıyordum.
Meslektaşım Arslan Bayır’ın iletisini okuduktan sonra, söylenenlerin abartı olmadığını düşünmeye başladım. Öyle ya, yazar dostumuzun yaşadığı ilde 4350 öğretmenden 2 ayda bir çıkan 16 yıllık bir
-2-
dergiye yalnızca 4 öğretmenin abone olması ne demek?
Binde bir bile değil… Geri kalan 4346 öğretmen ne yapar, ne okur, dersiniz?
Okumayan bir öğretmen kitap, dergi, gazete okumasını ister mi öğrencilerinin?
Ne yapar o; girdiği sınıflarda ders kitabını ezberletmekten başka?
Üç gün sonra unutulur; o ezberler de.
Elinde, cebinde, çantasında ve evinde kitap ve dergi bulunmayan öğretmenler zamanlarını nasıl mı değerlendiriyorlarmış?
“Okey oynayarak…”
Kim bilir ne zevkli, ne güzel bir oyundur o!
Oynama fırsatı bulanların kafasını, beynini, zekâsını ne biçim besliyorsa bu okey denen oyun, günümüz öğretmenlerinin çoğu bu yolu seçmiş.
Öğretmenlik yaptığım 20 yılda da ilgi duymadım bu tür oyunlara, daha sonraki yıllarda da… Gazino, meyhane ve kahve yaşamını da sevemedim ben nedense, son yıllardaki yaygın adıyla kafeleri de… Dolayısıyla kimileri gibi saatlerce oturup “Al kızı, ver papazı” da diyemedim, nargile tüttürmeyi de beceremedim.
Mutlaka pek çok yanlışım ve eksiğim var da benim, en önemli eksiliğim de budur.
Bu konuda neden bana hiç yardımcı olmadı; değerli öğretmenlerim ve seçkin dostlarım?
Sanırım; özellikle bu konularda çok yeteneksiz olduğumu hemen anlayıp boşa zaman harcamak istemediler.
Şunu söylemek isterim; bu haftaki söyleşimin son sözü olarak:
Eğitim bozuksa, her şey bozuk demektir; o ülkede. (2)
Güvenlik de adalet de…
Ekonomi de ticaret de…
Spor da siyaset de…
Yok, başka sözüm.
_____________________________________________________________
(1) GÜNCEL SANAT Kültür ve Edebiyat Dergisi: alanyaguncel@gmail.com; Tel. 0532 409 45 21
(2) Barış Terkoğlu’nun 14 Kasım 2024 günlü Cumhuriyet gazetesindeki “Ayşe’yi Siz Öldürdünüz” başlıklı yazısını mutlaka okumanızı isterdim.
Hüseyin ERKAN
0535 371 74 83