Ufuk yeni kızarmış, dalgalar suskun, vadide de sular sessizdi. Dağın esintisi, güne tazelik katmaya yeni başlamıştı. Bu sabahki yürüyüşümüze, kır çiçekleri umut olacaktı.
Ormanın canlılığı da dağın esintisine, duyarlıydı. Sis bastırmış çevre görünmez hale gelmiş ve yavruların cıvıldaşması kesilmişti. Karanlıktan çıktık, fakat sise girmiştik. Dallar sarsılmış ve yapraklar hareketlenmişti.
Ormanın içine doğru, sesimi duyan var mı? diye bağırdım. Bekledim, yalnız esintinin varlığı belli oluyordu. Sis çevreyle, anlaşmış gibiydi. Ağaçlar memnun, görünüyordu. Yalnız ben mutlu değildim. Sis yormuştu ruhumu, sıkıldım. İstemedim sisi ve bakamadım yuvaya.
Cıvıldaşan yavrular, besin derdinde, anaç kuşlar da sisin açılmasını derdindeydi. Güneş ısıtsın, sis açılsın, böcekler, kır çiçekleriyle oynaşsın ve ana besin toplasın. Toplasın böcekleri, ulaştırsın yuvaya.
Bir uyarı dağın esintisini tetikledi. Canlılar ortamın güneşini aradı. Güneş etkili olsa da sis kalksa. Sis güneşe ve esintiye bağlıydı. Yavrular da ağızlarını açmışlar analarını bekliyorlardı.
Dallarda bekleyen analardı. Dal üstündeki yuvayı yalnız esinti rahatsız ediyordu. Esinti tepelerden geliyor fakat dalgalarla birlikte çalkalanıyordu. Esinti hızlandı, dalgalar sesini yükseltti.
Dalgaların sesi, ananın çık çık ötüşüyle karıştı. Böylece yavruların güvenliği sağlandı. Kursağımıza bir şeyler insin, güneş ısıtsın aradılar. Ana, çiçek ve böcek peşinde. Böcekler çiçeklere üşüşmüşler, fakat ana bayram yapıyor, onlar ise habersizler.
Ormandan kırlara geçtik. Kırlar yüreklere şenlik, sise aldırmıyor. Bildiği gibi çiçeğini açmış ve salgısını yapıyor. Doğada hareketlilik başladı, kırların ruhu açıldı.
Gök kubbenin altında, kimse yalnız kaldığını hissetmesin. Gün ağarır, zaman geçer. Ne sis kalır ne gam ve ne de keder. Yavrular doyar, su içer ve çık çık diye nağme yakarken de güler yüzünü gösterirler.
Güneş parladı. Sürüler peşimde, kuzular yavru kuşlar gibi. Çobanlar salı vermiş köpeklerini ve havlıyorlardı çevreye. Sevgi doldu yürekler, sevgiyle çarptı kalpler ve sevgiye açtı kır çiçekleri. Yağmur damlaları can suyu oldu doğanın güllerine doğanın, tüm yeşil örtüsüne.
Dağlar açılmış ve eve varmıştım. Kır yürüyüşüm, esintiyle beraber sonlanmıştı.
Canlanmıştı doğa, güneşe bakarak ve damlalardan içerek.
Hasan TANRIVERDİ