Basit bir düşünüş:
Bütçe bir kova gibidir.
Dibi delik olursa içine koyduğun para su gibi akar gider.
Önce bu deliği yamamak gerekir.
Nasıl?
İsrafları önleyerek .
Gereksiz yatırımlara son vererek.
Yolsuzlukları, hırsızlıkları önleyerek…
Artık kovayı doldurmaya sıra gelmiştir!
Dünyanın en zengin kaynakları bizim ülkemizde.
Etrafı denizlerle çevrili, ayrı bir derya.
Yalnız gelen iktidarlar bu zenginliği hep
yabancılara teslim etmişler.
Bu yüzden kova bir türlü dolmuyor.
Biliyoruz ki üretim çok olursa zengin olunur.
Üretim kaynakları uluslararası sermayenin elinde olursa bize ne kalacak?
Onun için bizim emperyal güçlere karşı bağımsızlık savaşında galip gelmemiz şarttır.
Doviz_ borsa_ faiz üçkağıtçılığına son verilmeli.
Alın teri ile kazanıp, yabancılara fırsat vermeden ” sömürülmeden” kendi insanlarımızla birlikte el ele verip güçbirliği içinde kovayı doldurup eşit şekilde paylaşmalıyız.
Zor değil ; dünyada bunun örnekleri var.
Atatürk dönemini hatırla:
Savaştan yeni çıkmış bir millet.
Kapitilasyondan kalma borçlar ödendi.
Her yıl denk bütçe oluşturuldu.
Yüzlerce fabrika yapıldı.
Ağır sanayi kuruldu.
Fakat ölümünden sonra çoğu yabancılara özelleştirme adı altında peşkeş çekildi.
Bu fetret devri elbet böyle devam etmeyecek.
Tam bağımsızlığımıza kavuşana kadar mücadeleye devam edeceğiz.
DENK BÜTCE= BAĞIMSIZLIK
Bir zaman gelecek bütün sömürgeci ve yerli işbirlikçileri yok edilecektir.
Kova deliği kapanacak, dolup taşacak ve
Ülkemizin insanları hak ettiği zenginliğe
kavuşacaktır.
Yusuf YILMAZ